SÖZ BİR EFSUN SÖZ BİR TILSIM

Dudaklarımızdan dökülen her bir sözcük ya enerji alanları oluşturuyorsa? Buna benzer cümleler genellikle kuantum veya çekim yasası kitaplarda sıkça geçer. Her şey birbirine görünmez ağlarla örülüdür ne ekersen onu biçersin veya ne söylersen dönüp dolaşıp seni bulur. Hatta sözcükler ve onların yaydığı enerji üzerinde o kadar çok inceleme ve araştırmalar yapılmış ki sonunda kelimelerde bir bilim dalı haline dönüşmüş. Psikodilbilim veya diğer adıyla Dönüşümsel Dil Bilgisi. Beyin ve kelimeler arasında bağlantının varlığından bahseder. Dönüşümsel Dil Bilgisi Alanına büyük katkıları olan Noam Chomsky bu araştırmalarının yanı sıra “Evrensel Dil Bilgisi” kuramını ortaya atar. Bu evrensel dil bilgisi kuramı Chomsky’e göre hepimizde vardır ancak çok az kişi bunu dışarı çıkarabiliyordu-r. Peki nedir bu Evrensel Dil Bilgisi Kuramı? En basit şekli ile anlatmak gerekirse hemen hemen bütün dillerde var olan ilkeler tam anlamıyla evrensel kabul edilir. Yine Evrensel Dil Bilgisi Kuramına göre bütün insan dillerinin ortak bir kök dilden gelmiş olduğu varsayılır. Dilin evrenselliği ile ilgili konu Platon’dan başlayıp günümüze kadar gelmektedir. Platon, verili kanıtların az olmasına rağmen bu kadar çok şeyi nasıl bildiğimiz konusunda çözümlemelere gitmiş, neden-sonuç ilişkisi içerisinde çözümlemeler bulmaya çalışmıştır. Bu konuyu biraz araştırmaya başladığım zaman kendime göre ben de farklı bir aydınlanma yaşadım diyebilirim.

Yaşadığım aydınlanma Kur’anın bakış açısına göre gerçekleşti diyebilirim. Platon bu kanunu bundan yüzyıllar önce varsayımlarla söylerken Kur’anı Kerim açık net bir şekilde gözler önüne koyuyor.

Biz Adem’e kelimeleri öğrettik.”

Bakara 31. Ayette şöyle buyruluyor ” Ve Adem’e bütün isimleri öğretti. Sonra o isimlerin delalet ettiği şeyleri meleklere gösterip: «Haydi davanızda doğru iseniz, Bana şunları isimleriyle haber verin!»” dedi. Yani Hz. Adem’e harfler, uyum kuralları, lehçeler ve daha başka aklımıza gelmeyen ne varsa öğretildi, bir sistem gibi kodlandı. Buradan da anlaşılacağı üzerine Hz. Adem ve Hz. Havva önce kelimeler hep vardı, sadece bir vücuda geçmemişti Hz. Adem ve Hz. Havva yeryüzüne indikten sonra kelimeler de birbir kodlanıldığı alandan gün yüzüne çıkmaya başladı. Allah, hayvanlarda olmayan özelliği bu sayede insan oğluna verdi. “Kelimeler ile dünyalar yaratabilme olasılığı. İşte bu yüzden dolayı her kelimenin bir varoluş sebebi ve bir enerjisi vardır.

En başta bahsettiğim konuya tekrar geri dönerek kelimelerin anlamına bir de kuantum açısından bakmak istiyorum. Her kelime aslında bir enerji kaynağı ve her kelime bir büyüdür. Sihir gösterilerinde kullanılan “Abrakadabra” kelimesi aslında Arami Dilinde “Söylerken yaratırım.” anlamına gelmektedir. Bu sözün büyüsünden yola çıktığımız zaman. M.S 2. Yüzyılda yaşamış Roma İmparatoru Caralla tarafından rahatsızlıklardan korunmak için bir kolye gibi boynunda taşındığına rastlarız. Yine bu söz Musevilikte de üçgen şeklinde yazılıp boynunda taşınırsa, taşıyan kişiyi hastalıktan ve beladan koruyacağına inanılırdı.

İslami açıdan kelimelere baktığımız zaman ise her bir duanın ayetin ve esmanın gücünün çok özel olduğunu fark ederiz. Bir tılsım etkisi yaratan dualar eğer yanlış kullanılırsa kişi üzerinde de olumsuz etkiler yaratabilmektedir. Bunun için çoğu tarikatın mürşidi, müridine Esmasını verirken kişinin karakter tahliline göre hareket eder hangi duanın ve esmanın müridine iyi geleceğini bilir ve ona göre bir yol haritası çıkartırdı.

Günlük hayatımızda kelimeleri sanki önemsizmiş gibi kullanıyor, ağzımıza ne gelirse konuşmadan dobra dobra söylüyoruz. Aslında kelimelerin insan üzerindeki etkisini bir öğrenebilsek, onların büyülü olduğunu bir idrak edebilsek dünya bambaşka bir yer haline gelecektir. İşte bu noktada Toltek Kanunlarına değinmek istiyorum. Kadim bir ırk olan Toltekler Yaşamın amacını 4 kural çevresinde toplamışlardır.

1.Söz Büyüdür.

2.Hiçbir Şeyi Kişisel Algılama

3.Varsayımda Bulunma

4.Yapabildiğinin En iyisini Yap

Toltekler bu dört antlaşmayı yazarken ilk maddeye sözlerin bir büyü olduğunu yazmaları bir tesadüf olamaz değil mi? Toltek Bilgelik Kitabının Yazarı Don Miguel Ruiz  kelimelerin önemini şu cümleleriyle ifade eder.  “Söz, sadece bir ses ya da yazı sembolü değildir. Söz, bir güçtür; kendinizi ifade etme ve iletişim kurma gücüdür. Sözle düşünürsünüz. Düşünmekte kullandığınız sözlerle yaşamınızdaki olayları yaratırsınız.”  Meksika Kıyılarından uzaklaşıp kendi kültürümüze döndüğümüz zaman Mevlana Hazretlerinin bu alemi bir dağa benzettiği ve o dağa ne söylersen geri geleceğini her defasında dile getirir.Kelimeler ve anlamları konusu Cemalnur Sargut Hocam ise bir konuşmasında ağızdan çıkan her bir sözünün özelliğini şu şekilde anlatmış. “Ağızdan çıkan her bir havadis negatif dahi olsa dinlemeyecek, ağızdan hiçbir şekilde yanlış söz zuhur etmeyecek. İyi niyetli dahi olsa çirkin sözler kalpte negatif enerji tesir yapar diyor. Bir şey için aman bu olmaz demek kadar negatifi çeken bir şey olamaz.En olmayacak şey için bile olur inşallah deyip geçmek lazım. Kat’iyen olmaz demeyin. Hatta mutasavvıf büyüklerimiz, elektriği söndürmek kelimesindeki söndürmenin negatif anlamından dolayı dinlendirmek derlerdi. Işığı yakmak yerine, yakmakta ki negatif anlamdan dolayı ışığı uyandıralım derlerdi. Bizim kelimelerimizde bile insanı Allah’a davet eden bir şey vardır. Ömrüne bereket, ne kadar güzel bir istek ömrüne bereket olsun. Çünkü ömrü yaşıyoruz ama ölü yaşıyoruz, bereketsiz yaşıyoruz. Daima kendi nefsimiz için arzu ve isteklerle yaşıyoruz. Bereketlenmesini istiyorsak ömrün, başkası için yaşamayı kendimiz için yaşamanın üstünde tutacağız. Burada başımıza gelen her hadisede Allah’ı seyretme sanatının büyüklüğü var. İnsan, Allah’a dost olursa her hadisede onu görmenin zevkine varır.”

Ağzımızdan çıkan her kem laf zannetmeyin ki yok olup gidiyor. O kelime bir ateş oluyor kalbimizi dağlıyor.Ağzımızdan çıkan her güzel kelime zannetmeyin ki yitip gidiyor, bir nur parçası halini alıyor kalbimizde ışık saçıyor. O yüzden kelimeler ile incitmemek incinmemek ümidiyle. Aşkta kalın 

GÜNÜN SÖZÜ: “Gerçek arkadaşlık, iki bedende yaşayan bir ruhtur.” Aristo

GÜNÜN MÜZİĞİ: “Complete Hungarian Rhapsodies” Liszt

KİTAP ÖNERİSİ: “Havada Bulut.” Saik Faik Abasıyanık

FİLM ÖNERİSİ: “Werckmeister Harmóniák” Bela Tarr

 

“SÖZ BİR EFSUN SÖZ BİR TILSIM” üzerine 4 düşünce

  1. Muhteşem bir yazı; sözün büyülü gücü üzerine okuduğum en kapsamlı ve en yüreğime hitab eden yazı, teşekkürler…

  2. guclu ve heybetli bir agac resmi ararken sizi buldum ; yazinizi cok begendim bunda da ogrenmem gereken birsey var saniyorum …
    sevgilerimle

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir