HİÇBİR ZAMAN BİLMEDİĞİMİZ ÇEVRİLEMEZ DUYGULAR

Wabi-sabi,  mbuki-mvuki ve diğer ismini bilmediğimiz, söyleyemediğimiz bütün kelimeler… Hepsi bir duyguyu ifade etse de ne yazık ki İngilizce ile eşdeğer değiller. İngilizce olmasa da hayatımıza giren bu yeni kelimeleri deneyimlemek ve tanımlamaya çalışmak, bizleri kelime bilgisi anlamında zenginleştirecektir.

Kendini hiç mbuki-mvuki gibi hissettin mi? Dans ederken kıyafetlerini mahvetmenin dayanılmaz rahatlığı ile… Belki de ufak kiligler hissediyorsunuz, oldukça süslü biri ile konuşurken o sinir bozucu his… Ya uitwaaien’e ne demeli ? Rüzgarlı bir günde yürümeyi yorumlar.

Anlamlarını tam olarak kavrayamadığımız bu kelimeler; Bantuca, Tagalogca (Filipinler’in resmi dili) ve Flemenkçe-dir. Bu kelimeler direk İngilizceye çevrilmese de yine İngilizce de fazla önemsemediğimiz veya üzerinde durmadığımız duyguları temsil eder. Tim Lomas’a göre bu kelimeler  gündelik hayata daha fazla yansıdıkça bizlere daha yakın gelecektir.

Lomas’ın geliştirmiş olduğu Pozitif Sözcük Bilimi Projesiyle, tarifi güzel olan duyguların karşılıklarını bulup, bunları günlük yaşamlarımıza dahil etmemizi amaçlıyor. Bununla birlikte İngilizceye belli başlı duyguları ifade eden birçok yabancı kelime girmiş durumda. Fransızcadan “ürperme” anlamına gelen “frisson” kelimesi veya Almancada “”başkalarının mutsuzluğundan keyif alma” anlamına gelen “schadenfreude” kelimesi kullanılıyor. Bu kelimelerle birlikte henüz İngilizce’ye eklenmemiş birçok kelime daha var.  İşte Lomas, çevrilmesi imkansız olan binlerce yabancı kelimenin karşılıklarını buluyor hem de bunu çok kısa bir süre içinde yapıyor.  Lomas’a göre bu kelimeleri öğrenmemiz, kendimize daha zengin ve incelikli bir yaşam sunmamızı sağlayacak.

” Kelimeler, dünyayı görmenin çok farklı yollarını sunuyorlar.”

Lomas, bir keresinde Fince “sisu” kelimesini duyar ve kelimelere bakış açısı değişir. Sisu kelimesinin “bir sıkıntı karşısında, kesin bir şekilde kararlı durmayı” ifade ettiğini öğrenir ve bu kelime de Lomas  için ilham kaynağı haline dönüşür.

Meraklı kişiliği ile dikkat çeken Lomas,  “yeni kelime avcılığı” işini akademik literatürlerden araştırırken bir yandan da yabancı arkadaşlarından kelimeler ile ilgili öneriler alır. Lomas’ın bu çalışmaları da Pozitif Psikoloji Dergisinde yayınlanır.

Lomas, kelimeler üzerine araştırma yaparken aynı zamanda onları kendine göre sınıflara da ayırmış. İlk olarak pozitif duygularımıza ve özel koşullara göre sıralanan kelimelere bakalım.

Desbundar (Portekizce): Eğlence için tüm sınırlamalardan çıkmak, engelleri atma hali.

Tarab(Arapça): Müziksel olarak çok etkilenme, büyülenme durumu.

Shinrin-yoku (Japonca): Mecazi olarak, ormanda banyo yaparken gevşeme durumunu ifade eder.

Gigil (Tagalogça): Birini sıkıştırarak sevme dürtüsü.

Yuan bei (Çince): Bir durumun başarılı bir şekilde üstesinden gelme hali.

Iktsuarpok (İnuit Dili): Birisini bekleme hali. Evde veya herhangi bir yerde sevdiğin insanı bekleme, yolunu gözleme duygusu.

Lomas’ın kelime repertuvarındaki diğer sözcükler grubu, bizim gelişim ve deneyim açısından başımıza gelen tatlı-sert durumları ifade ediyor

Natsukashii (Japonca):  Geçmişte olup şuan olmayan eski anıları yad etme duygusu.

Wabi-sabi (Japonca): Güzelliğin içinde fanilik, karanlık ve eksikliğe odaklanmak.

Saudade (Portekizce): Bir şeyin ya da aşık olunan bir kimsenin yokluğunda hissedilen derin duygusal durumu, özlemi ifade eder. Kelime, ağırlıklı olarak özlenen şeye ya da kimseye hiçbir zaman kavuşulamayacağı duygusunu içinde barındırır.

Sehnsucht (Almanca): Özlem, istemek bazen de açlık anlamına gelir.

Bu kelimelerle birlikte daha birçok kelimeyi Lomas’ın kendi sayfasında bulabilirsiniz. Lomas şimdiye kadar bulduğu kelimelerin gerçek anlamlarına en yakın sözcükler olduğunu da kabul ediyor. Lomas’ın kelimeler üzerine yapmış olduğu bu çalışmayı daha detaylı incelemek isteyenler aşağıdaki web sayfasını ziyaret edebilirler.

https://www.drtimlomas.com/positive-lexicography

Kaynak: bbc-future

 

 

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir