BİR REKLAM YARATMAK

Reklam, geçmişten günümüze çeşitli şekillerde karşımıza çıkmış, toplulukları her zaman kuşatma altına almıştır. Ticaretin olduğu yerde, her zaman reklam da vardır. Reklam, markayı ve markalaşmayı da beraberinde getirir.

–Akla ilk siz gelirsiniz… 

–En çok siz satın alınırsınız… 

–En sık siz satın alınırsınız… 

–Ve en önemlisi; çok büyük yanlışlar yapmazsanız lider kalmaya devam edersiniz. 

Bu bağlamdan yola çıkarak, ekip arkadaşlarımla birlikte hazırlamış olduğum reklam kampanyaları hakkında bilgiler vereceğim.

Creative: Firuze Büşra Ak
Art Director: Rabia Özarın
Copywriter: Firuze Büşra Ak

Yukarıda yer alan çalışma, Doğuş Grubunun genç yeteneklere özel başlatmış olduğu bir çalışmadır. Bana ve ekip arkadaşlarıma verilen briefte; sanat ile ilgilenen üniversite öğrencilerine teşvik amaçlı yapacakları sosyal sorumluluk projesinden bahsettiler. Verdikleri briefe göre slogan yazmamızı ve bir afiş tasarlamamızı istediler. Bende verilen brief doğrultusunda yukarıda yer alan afişi, ekip arkadaşımla birlikte tasarladım.

Tasarım Aşaması: İlk olarak “bu öğrenciler şu an sıradan bir kişi ama gelecekte büyük sanatçı olabilecekler” diye düşündüm. Aklıma “Bugün Feride ise Yarın Frida” cümlesi geldi. Sanat yönetmeni arkadaşıma fikri sundum ve onun da onayını aldıktan sonra yukarıda görmüş olduğunuz çalışmayı meydana getirdik Ana sloganımlarımı “bugün bizden biri yarın dünyaca ünlü sanatçı” şeklinde belirledikten sonra “Sanata Bi’ Yer Ver” alt başlığı ile de afişimizi tasarlamış olduk.
Creative: Firuze Büşra Ak
Art Director: Rabia Özarın
Copywriter: Firuze Büşra Ak


Penta, uzun yıllardır reklamlarını yaptığımız Türkiye’nin en büyük armatür markalarından birisidir. Uzun yıllar boyunca tasarım afişi, denizin üzerinde sıçrayan bir yunus oldu. Kullandıkları genel görselin yanında farklı tarzda bir afiş ve slogan çalışması istediler. Verdikleri brief doğrultusunda yukarıdaki afişi tasarladık.

Tasarım Aşaması: Bana verilen brief çok havada kaldığı için daha serbest çalışma imkanı buldum. Böyle zamanlarda Lürzer’s Archive Dergisi her zaman kurtarıcım olmuştur. Lüzers’s Archive’in bir sayısında Rönesans Tablolarını kullanarak “Vespa” markasının reklamını yaptıklarını gördüm. O reklama bakarken aklıma “Penta, geçmişi sanata çevirir” cümlesi geldi. Cümleme uygun içgörümde de klasik tablolarda yer alan Penta Armatürlerini hayal ettim. Sonuç olarak yukarıda yer alan afişler meydana geldi.
Creative: Firuze Büşra Ak, Rabia Özarın
Art Director: Rabia Özarın
Copywriter: Firuze Büşra Ak

Açıklama:  Bien Seramik, Türkiye’nin en büyük seramik markalarından birisi aynı zamanda bizim müşterimizdir. Hatırlarsanız 2018 yılında çok şiddetli dolu yağışı olmuş, insanlar arabalarını sarmış, çoğu evlerin dış cepheleri perişan hale gelmişti. Yıkılan ve tahrip olan dış cephe kaplamalarından sadece Bien Marka cephe kaplamasına bir şey olmamış ve bu konu ile ilgili de marka olumlu dönüşler almıştır. Bien Seramik, “en sağlamı biz çıktık” briefti ile benden iki tane ana başlık ve konuyu anlatan iki tane alt metin yazmamı istedi.

Tasarım Aşaması: Dış cephe kaplamaları ile ilgili daha önceden reklam yazmadığım için, bu tasarımın buluş süresince zorlandığımı söyleyebilirim, hatta 1 hafta boyunca sadece kendimi araştırmaya ve nasıl bir “alt body” yazacağımı tasarlamaya verdim ama bir şey çıkmadı :). İkinci haftanın ortalarında ofiste tek başıma yemek yerken, pencerenin kenarında duran su kaplumbağası dikkatimi çekti ve hemen su kaplumbağasının yanına gittim ( merak etmeyin su kaplumbağasını yemedim 🙂 ) Bildiğiniz üzere kaplumbağaların oldukça sert kabukları vardır ve zorlu koşullar altında kabukları bir kalkan görevi görür. İnternet’e girip kaplumbağalarla ilgili hemen araştırma yaptım ve ilk tasarımımızı kaplumbağa üzerinden yaparak; Bien’in de zorlu yaşam koşullarında mekanları nasıl koruduğuna değindim. İkinci afişte yer alan top tasarımı ise Sanat Yönetmeni Arkadaşım Rabo, bana Miley Cyrus’ın “Wrecking Ball” klibini izleterek “Ben bu topu kullanmayı düşünüyorum, ne dersin” dedi, zaten projeyi artık teslim etmemiz gerekiyordu. O tasarımını yaptı bende tasarıma bakarak “Her Koşulda Sağlam Bir Duruş” dedim ve alt metnini yazdım. 🙂
Creative: Firuze Büşra Ak
Art Director: Kübra Karnapoğlu
Copywriter: Firuze Büşra Ak 

Bu çalışma için acil toplantıya girdik çünkü dijital ekip Bien’in Pazarlama Müdürü ile kavga etmişti ve dijital ayağımızdan çekilmeyi istiyorlardı. Dijital ekipte yer alan arkadaşlar sürekli aynı reklam mantığı ile sadece seramikleri tanıttıkları için haliyle marka bu durumundan sıkılmış, bunu dile getirmiş ama bizimkiler de alttan almak yerine, pazarlama müdürüne laf sokup, telefonda tartışmışlardı. Bunun üzerine konvansiyonel ekip yani biz devreye girdik ve sanki dijital ekibimiz değişmiş gibi dijital reklamlarını tasarlamaya başladık.

Tasarım Aşaması: Bien Seramik, yeni serisini şehir isimleri üzerine kurdu, London, Fethiye, Paris … “Şehirlerden İlham Aldık” ana sloganımız etrafında “Londra’yı tamamen Bien’in London Gri Serisi ile kaplayalım” önermesinde bulundum, kabul edildi. Londra’nın her zaman gri ve yağmurlu bir havası vardır, Bien’in çıkardığı London Gri Serisini Londra Semalarına uyguladık ve “Şehirlerden İlham Aldık” dedik. Aynısı Knossos Antik Kenti için de geçerlidir.

Creative: Firuze Büşra Ak
Art Director: Kübra Karnapoğlu
Copywriter: Firuze Büşra Ak  

Yatay, dikey ve kare banner çalışmaları. 
Meal Box, konkur ilan etmişti. Ben ve ekip arkadaşlarım ilk görüşme için hem gelenekselde hem de dijitalde reklam kampanyaları hazırlamıştık. Yukarıdaki yer alan; yatay, dikey ve kare banner çalışmasını da dijital mecra için tasarladım. İnternet’ten verdiğiniz her yemek siparişi, beraberinde birçok sıkıntıları da getirir, Meal Box ise bu sıkıntıları ortadan kaldıracağını vadediyor. Ben de “Meal Box’ı tercih edersen, yemek siparişlerinde sıkıntı da yaşamazsın” önermesinden yola çıkarak yukarıda yer alan bannerları tasarladım.

Reklam, günümüz dünyasında artık her yerde, özellikle kitle iletişim araçlarını beslediklerini, kitle iletişim araçları için büyük bir sermaye olduğunu biliyoruz. Evet reklam bir aldatma sanatı ve kapital çarkın en büyük dişlisi. Bu reklam dünyasında kendime edindiğim vazife ise; var olan bir markanın özelliğini tüketiciye kandırarak vermekten ziyade, o markanın en iyi ve yalansız bir kapısını keşfedip, o kapıdan içeri girmek ve tasarımlarımı bu özelliğinin üzerine inşa etmek oldu. Bazen bunun için çok büyük bedeller ödedim ama kafamı yastığa rahat koydum. İnsan yaşadığı süre boyunca kendi kendine hesap verip, kendisiyle yüzleşebilmeli. O yüzden, talebimiz ne ise biz O’yuz aslında…

Firuze Büşra Ak