ÇARE İÇİNİZDE AMA SİZ BİLMİYORSUNUZ

 

Öncelikle uyanacağız! Uyanık olmak Tek ve Yegane olandan haberdar olmak demektir. O’nu görmeyi, işitmeyi, hissetmeyi, tatmayı, bilmeyi öğreneceğiz. Sapkın, anlamsız bir yaşamdan uyanacak ve varlığımızın hakikatini ebedi zenginlik hayatını, içimizdeki gizli hazineyi keşfedeceğiz. Eğer öğrenme görevimizi ciddiye alırsak, yaşamda karşımıza çıkarılan her zorluk için şükrederiz. Zira bu zorluklar bizi Sevgilimize yaklaştıracaktır. Dünya müminler için bir imtihan meydanıdır. Rabbimiz önümüze ne çıkarırsa o bir sınama, geçilmesi gereken bir imtihan olacaktır. Ama en büyük imtihan kendimizdedir. Kişisel kurtuluşumuzun anahtarı ve kapısı biziz. Ama aynı zamanda bu kurtuluşun önündeki engel, güçlük de bizleriz. Gerçek varlığa kafes olan bedenimiz manevi gelişimimizi engellerken, onu doğru kullanırsak aynı zamanda bizim Tek ve Yegane olan Rabbimize ulaşma vasıtamızdır.

Marifet sahiplerinin başı Ali bin Ebi Talip (ks) şöyle der:

“Çare içinizde; ama siz bilmiyorsunuz. Hastalık sizden geliyor, ama siz görmüyorsunuz. Sizler, harfleri, sırları beyan eden netleştirici keşif kitabısınız. Küçük bir bedenden ibaret olduğunuzu sanıyorsunuz; halbuki en büyük dünya sizin içinizde inkişaf ediyor. Eğer kendiniz hakkında tefekkür ederseniz, kendinizin dışında olana ihtiyaç hissetmeyeceksiniz; ama siz tefekkür etmiyorsunuz.”

( Rabia Christine Brodbeck, Hz.İnsan. Sufi Kitap, syf 19) 

 

BİR KATREYİZ GÖKKUBEDE